18 Nisan 2016 Pazartesi

İyi misin?

+Üzgünüm Enrico, bunun mümkün olması iyilerin cennete gitmesi gibi bir şey.

-Ama iyiler cennete gider? 

+Hayır çocuğum, iyiler dosdoğru aşağı gider. 

Çakılırcasına…

16 Nisan 2016 Cumartesi

Sandalye boş mu? A pardon, seni görmedim

Bazen melankoliyi özlüyorum. Mantığımı devre dışı bırakabilmeyi unuttum.
Yaptığım hatalar sayılı ama saymayı bitiremiyorum, kaçta kaldığımı unutup baştan başlıyorum.
İlerisi belirsizken yaşamak zor. Çok fazla ilerisi için plan yapıp yaşamak da.
Hayat zor.
Selam.
Zor diyorum ama ne yaşadım da bu sonuca vardım bilmiyorum.
Ya da hatırlamıyorum.
Hatırlamak istemiyor da olabilirim.
Hatalarımı kabul etsem bile geri adım atmıyorum.
Bazı insanlar beni korkutuyor. Bazıları sinirlendiriyor.
Bazılarının yanındaysa kendim olamıyorum.
Yanında kendim olabildiklerimi de uzaklaştırıyorum.
Kimisi de beni yok sayıyor.
Sanırım 'ben'den korkuyorum.
Yine yazıyorum. Bi'şeyler yolunda değil.
Ne olduğu konusunda emin değilim.
Kelimelerim cümle oluşturamıyor.

20 Ocak 2016 Çarşamba

Yanına Gideyim Yalnızlığı

''Birisinin yalnız olması fikri çok üzücü. Sevdiğin birinin yalnız olduğunu bilmek de çok üzücü. Çünkü bu yalnızlık “yanına gideyim” yalnızlığı değil. Bu his yalnızlığı. Bu gecenin bi vakti sakin şarkılar dinlerken hiçbir şey hissetmeden tavanı izleme yalnızlığı''

5 Ocak 2016 Salı

'Yalnızlık'

+'Yalnızlık?'

-'Yalnızlık... Sanırım garip bir hastalık ya da bağımlılık gibi bir şey. Pek kurtulamadığım.

+'Yani artık yalnızlıktan şikayet etmeyecek kadar mutlu bir yalnızlık?'

-'Yoo, hayır. Tam tersi. Her zaman çok şikayet edebilecek ama ondan asla vazgeçemeyecek kadar büyük bir ruh hastalığı'

31 Aralık 2015 Perşembe

Neydi? ya da Ne Değildi?

2015

Alışmışlığın tavan yaptığı, hayatımın son senelerinin en sakin ve durağan yılı olarak kayıtlara geçti.

Ne vardı 2015'te?

İstanbul vardı, Sakarya vardı, yalnızlık vardı, pişmanlıklar vardı ama özlenen birisi yoktu. Belki de 2015'in hem en güzel hem de en kötü yanıydı bu.

2015 bi' miktar günah çıkarma yılı gibi geride kaldı. Önceki yıllarda işlediğim günahlardan ve hızlı yaşantımdan dolayı cezalandırılmışım gibi bir yıl. Hayatımda ilk defa pişmanlıklarımın gün yüzüne çıktığı, sert geçen yüzleşmelere ev sahipliği yaptı.

Yapılan çeşitli vurdum duymazlıklar, ufak tefek kaçamaklar ve minik yaramazlıklar.

Her geçen sene psikolojimin tuhaflaşması, yanına gelecek kaygısını da alıp üzerime gelmeye başlarken, derin geçen bir depresyondan yine güler yüzle ayrıldım. Bi' arkadaşıma yaşadıklarımı anlattığımda 'İnsanlar böyle böyle deliriyor ama zekiler bunu fark edip delilik sınırından geri dönüyorlar' dedi. Sanırım bi şekilde övmüş oldu beni, ona burdan teşekkür ediyorum.

Şimdiyse, her sene başında söylenen 'Eski ben kalmadı' kısmına geldi sıra. Her geçen sene sakinleyen kişiliğim, bu huyundan bu yılda vazgeçmeyerek yükselişini sürdürdü. Aldığım ani, düşünmeden uyguladığım ve genellikle sonunda çok eğlendiğim kararlar, yerini sakin, ilerisini düşünerek alınan kararlara bıraktı. Bundan hoşnut değilim.

2015'i sevdiğimi ya da 2016'dan daha iyisini beklediğimi söyleyemem ama bu, 2016'dan beklentilerimin olmadığı anlamına gelmez tabii ki.

Gerçek anlamda hayata başlayacağım 2016'dan istediğim en önemli şey, beni çelişkilerde bırakmaması. Bi de eğer varsa, aldığım 'ah'ların çıkmaya son vermesi. Çünkü... Öyle.

Son olarak;
yıllar değiştiği için değil ama büyüdüğüm için çok üzülüyorum.

Hiçbir özrün yeterli olmadığı yerden geldim