7 Nisan 2013 Pazar

Yazmak

Önümüzdeki hafta vize haftam ama içimden çalışmak gelmiyor. Sen olsan zorlar mıydın beni çalışmam için? Sanmıyorum.

Yazın buralarda yokum ve arkadaşlarım yaz için planlar yapıyorlar. Tamam, tabii ki gitmek en güzeli ama en azından benim yanımda yapmasalar keşke planlarını?

Millet hayatındaki değişiklikler için bilmem kaç yıl düşünüyor, ben önümdeki 2 senenin planını 3 ayda yaptım. Pişman mıyım?
Londra'ya da nasıl giderim acaba?

İçimde kalmasın, söyleyeyim. Beni yollamazmış. Ya bi bırak allaasen.

Anlamadığım, yaşımız henüz 19-20 ve ömürlük planlar yapmaya çalışıyoruz. Çok erken değil mi? Sadece geleceği şekillendirmek lazım bence şu anda, kesinleştirmek değil.

Çoğunuzun evlendiği kişi şu andaki sevgilisi olmayacak, çok zorlamayın o yüzden.

Ayrıca hayatınızda ciddi olduğunuz ne zaman eğlenebildiniz?

Bazen keşke bu kadar takıntılı olmasam diyorum, akışına bırakabilsem, kendimle uğraşıp durmasam.

Seviyosan gel konuş bence, yeter. Sevmen de gerekmez aslında. O zaman şöyle düzeltelim; istiyosan gel konuş bence.

Ne diyorum ben?

7 Şubat 2013 Perşembe

Yerse !?

Çok değiştik, azaldık. Sen ve biz kalmadı. Artık sadece ben varım.

Düşünmüyorum, beklemiyorum, harekete geçmiyorum ya da hep yanlış hareket ediyorum. Ama sorsalar istiyorum.

Hayallerim değişti. Kurduğum çift kişilik hayallerin, almayı istediğim çift kişilik biletlerin yerini doldurdum. Yalnızım ve gelecek planlarımı da yalnız yapıyorum. Doğru değil biliyorum ama birinin gelip hayatıma müdahale edip, yaşantımı ve geleceğimi değiştirmek istemesi, istemese bile yaşanılacak olaylar sonucunda hayallerimi değiştirmek zorunda kalabileceğim fikri bile çok ağır geliyor.

İşte bu yüzden hayatıma aldığım insanlar hep havada kaldı benim için. Düşüncelerime ters düştükleri ya da beni bunaltmaya başladıkları anda gittiler. Genellikle kendileri gitti evet, çünkü öyle zamanlar çekilmez biri oluyorum.

Yanlış yapıyorum biliyorum.

Ama;

Bu hayat benim ve kurallarını ben koyuyorum.

31 Aralık 2012 Pazartesi

Papatya Oyunu: Seviyorum - Sevmiyorum

Seni gerçekten seviyor muyum yoksa sevmem gerektiğine mi inanıyorum bilmiyorum. Boşluktaki duygularımı sana bağlayıp düşmelerini mi engelliyorum acaba ya da en kötüsü seni seviyor muyum? Cevabını bilmediğim sorularım ve yorulmuş duygularım var. 'Anlat rahatlarsın' kafasına ulaşmadan, ufak ufak kurtulayım istiyorum. Olmayacak duaya amin demeden, kendi bindiğim dalı kesmeden ineyim istiyorum ağaçtan.

Sadece bir takıntı mısın yoksa gerçek misin öğrendiğim zaman geç olmasın mesela ya da daha önce yaptığım saçmalıklarda ki gibi daha iyi biri geldiğinde biter misin yoksa?

Bitme. Ya da bit. Dedim ya olmayacak duaya amin demek istemiyorum bu sefer. Bu sefer boşu boşuna zamanımı harcamak istemiyorum.

Kendini anlatmakta zorlanmayan biri olarak, kendimdeki seni anlatırken saçma sapan cümleler kuruyorum ya da kuramıyorum daha doğrusu. Çok fazla yazmak isteyip, kelimeleri doğru sıraya koyamadığım zamanlardan nefret ediyorum.

İnsan gülümsemesini sevdiği birinden nasıl kaçar?

23 Aralık 2012 Pazar

Gittim ama Döndüm mü?

Unuttum.

Hissizleştim.

Başka oldum.

Dışarı çıkıp bağırmak istiyorum ama dışarısı soğuk. En iyisi oturmaya devam edeyim.

Başladığım şeyleri bitirmeye çalışıyorum. Başlamadıklarımı yarım bırakmaya. Ne kadar çok yarım kalmış planım var.

O gitti diye kendimi terk ettim. Yerime yedek oyuncuyu girmiş, geri dönemiyorum.

Konuşacak birisi olsa dinlerim çünkü anlatacak hiçbir şeyim yok ama çok iyi dinlerim, emin olabilirsin.

Romantik sözleri anlıyorum ama konuşamıyorum. Belki de burdan kaybediyorum.

Kendimi bir yere ait hissetmiyorum. Atalarıma döndüm, konar göçer hayatı benimsedim.

Anlatamadığım duygularım var. Harflere dökersem, kendimden tekrar kaçarım diye korkuyorum.

'Seni seviyorum' demek istediğim insanlar var.

1 Aralık 2012 Cumartesi

Ders Çığırtkınlıkları

  • Ben soruya bakmam, okurum. Tercih meselesi sonuçta.
  • Beynim arada duruyor. Adeta çalışmıyor. Gerçi genelde çalışmamayı tercih ediyor ama o ayrı mesele.
  • Türk harflerini bütün dillerde kullanıyoruz ya la. Türkçe yazıp Zamundaca bile okuyoruz. Çoilginç bence.
  • Zaytung muhabiri olsam haber yapamam, yapsam bile gülemem, gülsem bile ağlayamam. Neden ağlamam lazım onu bilmiyorum ama.
  • Fırat gibi çocuğum olsa camdan atarım, iner aşağı tutarım. Top gibi bişey sonuç olarak.
  • Bu bilgiler ışığında artık deliği tutturmamız lazım.
  • Montla sıç. Bi dene yani. Olursa ben de denerim, ondan.
  • Gözlük çok ilginç bir icat. İnsanın görüntüsü HD kalitesine geçiyor. Görme yetisi değil ama insanın görünme kalitesi. Bu ince bi ayrıntı işte, herkeşler bilmez. Bilseler herkeş olamazlar zaten.
  • 21 Aralığa kadar yaşayın lan, sonra ölcez.
  • -Gidiyom ben. +Nereye doğru?
Önemli Uyarı: Yukarıdaki saçmalıklar sadece birer saçmalık olup, ders esnasında uyumak istenmemesi sonucu zaman geçirmek için yazılmış şeylerdir ve hiçbir 'ay salak bu' yargılamaları sınırları içine girmemektedir.
  • Roman yazsam kitap olur ama kitap yazsam roman olur mu bilmiyorum.