7 Haziran 2012 Perşembe

Üstüme yoktur yüzüme gözüme bulaştırmakta

Mutlu olmak isterken bu kadar yorucu ve bezdirici bi süreçten geçebileceğimi hiç düşünmemiştim. Biraz eğlenceden sonra normale dönüp, sakinlik ararken kendimle bu kadar uzun bir süre için başbaşa kalabileceğim kimin aklına gelirdi.

Yalnızlık kimisine göre güzel, rahatlatıcı ama benim kadar uzun süredir yalnız olanlar için adeta bir buhar kazanı. İçinde kaldığın her bir dakika daha çok haşlanarak öldüğün, çıkmak için çırpınırken harcadığın güçle birlikte eridiğin bir boşluk.

Yalnızlığı tercih edenleri anlamakta güçlük çekerken, kendimi onlardan biri olarak bulmam çok ilginçti. Zaten hep aynısı olmadı mı? Yapmam dediğim, olmaz dediğim her şey başıma geldi.

Uzun zamandır yapmadığım şeyleri tekrar yapmak o kadar korkunç, o kadar ürkütücü geliyor ki şu anda eğer düşüncelerim gerçeğe dönüşürse tekrar ben olamam diye korkuyorum.

Ben sadece;

Mutlu olup, 'Seni seviyorum' demek istediğim insana bunu çekinmeden söylemek istiyorum.
Lityum - Özür dilerim

1 Haziran 2012 Cuma

22 Mayıs 2012 Salı

Mola

Bir şeyleri umarsamayınca daha rahat oluyor insan. Bir kaç güvendiği arkadaşıyla konuşup dertleştiği zaman bütün sorunları uçup gidiyor ya da hafifleyip, rahatsız etmekten vazgeçiyorlar.

Biraz alkol onlarca yılın yaptıramadığı şeyleri yapmana, bağıra çağıra kendini apaçık bir şekilde ifade etmene yetiyor. Dürüst olmak gerekirse birazı pek işe yaramıyor aslında.

Arada yaptığım ufak kaçamakların hayatımı ne kadar çok renklendirdiğini unutmuşum. Şu salak hayatıma verdiğim 26 saatlik ufak bir ara, dünyama yeninden renk gelmesini sağladı.

Gerçek dostlar sizin sessiz çığlıklarınızı duyup, siz daha anlamadan sizi ayağa kaldıranlardır.

Ve ben onların en iyilerine sahibim.

15 Mayıs 2012 Salı

I'm such an idiot

En kötüsü konuşmak istediğimde ya da dışarı çıkıp iki bira içmek istediğim zaman yanımda kimseyi bulamıyor oluşum.

Sadece saçmalamak için bile kimse yokken etrafımda ne halta yarıyorum bilmiyorum bu hayatta. Şimdiye kadar ne yaptım da yanımda şu anda kimse yok ve dizi izleyerek saatlerimi öldürüyorum? Aslında kendime acıyorum.

Hayır, yalnız olduğum için değil, şimdiye kadar hayatımın işe yaramaz oluşundan dolayı acıyorum kendime. Etrafımda kimseyi bırakmayışımdan ya da onların zamanla gitmelerine izin verişimden dolayı acıyorum kendime.

Saçma sapan internet sitelerinden gelen maillere, abuk sabuk etkinlik davetlerine bile 'belki biri bir şey yazmıştır' diye büyük bir hevesle bakarken, nerede hata yaptığımı merak ediyorum.  Bu kadar aciz olmamalıydım.

Belki de yazarken kendime çok yükleniyorum, tam olarak emin değilim ama bunları gerçekten haketmiş miydim ben? Bu kadar boş bir hayatı gerçekten istemiş miydim?

Aslında hepimiz birer aptalız

17 Nisan 2012 Salı

Aslında Tüm Mesele

Hayatımın güzel olduğuna kendimi inandırmaktan bıktım. Aslında değer verebileceğim, tutunup destek alabileceğim hiçbir şey yokken etrafımda, kanatlarım olmadan uçmaya çalışmaktan yoruldum sanırım. Ya da bu o ‘yalnızlık’ triplerinden biri yine. Bu aralar ne kadar çok oluyor farkında mısın?

Tek yaptığım şey sadece yaşamakken, benim istediğim tek şey, adam gibi yaşamaktı. Yanımda ‘seni seviyorum’ diyebileceğim birini aradığım zamanlarda bulabilmekti belki de.

Ben kötü görünmeye çalışan iyi bir adamdım aslında. Yaptığım şeylerden sonra ise iyi görünmeye çalışan kötü bir adam oldum birden. Bazen ‘yeniden başlayayım’ diyorum ama eskileri unutmak zor oluyor. Kim bana böylesini reva gördü bilmiyorum ama inanarak söylediğim bir ‘seni seviyorum’u özlüyorum.

Aslında meseleyi kısaca özetlemek gerekirse; 

Yalnızım mınakoyim

ve artık bunu eskisi kadar çok istemiyorum