Seni gerçekten seviyor muyum yoksa sevmem gerektiğine mi inanıyorum bilmiyorum. Boşluktaki duygularımı sana bağlayıp düşmelerini mi engelliyorum acaba ya da en kötüsü seni seviyor muyum? Cevabını bilmediğim sorularım ve yorulmuş duygularım var. 'Anlat rahatlarsın' kafasına ulaşmadan, ufak ufak kurtulayım istiyorum. Olmayacak duaya amin demeden, kendi bindiğim dalı kesmeden ineyim istiyorum ağaçtan.
Sadece bir takıntı mısın yoksa gerçek misin öğrendiğim zaman geç olmasın mesela ya da daha önce yaptığım saçmalıklarda ki gibi daha iyi biri geldiğinde biter misin yoksa?
Bitme. Ya da bit. Dedim ya olmayacak duaya amin demek istemiyorum bu sefer. Bu sefer boşu boşuna zamanımı harcamak istemiyorum.
Kendini anlatmakta zorlanmayan biri olarak, kendimdeki seni anlatırken saçma sapan cümleler kuruyorum ya da kuramıyorum daha doğrusu. Çok fazla yazmak isteyip, kelimeleri doğru sıraya koyamadığım zamanlardan nefret ediyorum.
İnsan gülümsemesini sevdiği birinden nasıl kaçar?
31 Aralık 2012 Pazartesi
23 Aralık 2012 Pazar
Gittim ama Döndüm mü?
Unuttum.
Hissizleştim.
Başka oldum.
Dışarı çıkıp bağırmak istiyorum ama dışarısı soğuk. En iyisi oturmaya devam edeyim.
Başladığım şeyleri bitirmeye çalışıyorum. Başlamadıklarımı yarım bırakmaya. Ne kadar çok yarım kalmış planım var.
O gitti diye kendimi terk ettim. Yerime yedek oyuncuyu girmiş, geri dönemiyorum.
Konuşacak birisi olsa dinlerim çünkü anlatacak hiçbir şeyim yok ama çok iyi dinlerim, emin olabilirsin.
Romantik sözleri anlıyorum ama konuşamıyorum. Belki de burdan kaybediyorum.
Kendimi bir yere ait hissetmiyorum. Atalarıma döndüm, konar göçer hayatı benimsedim.
Anlatamadığım duygularım var. Harflere dökersem, kendimden tekrar kaçarım diye korkuyorum.
'Seni seviyorum' demek istediğim insanlar var.
Hissizleştim.
Başka oldum.
Dışarı çıkıp bağırmak istiyorum ama dışarısı soğuk. En iyisi oturmaya devam edeyim.
Başladığım şeyleri bitirmeye çalışıyorum. Başlamadıklarımı yarım bırakmaya. Ne kadar çok yarım kalmış planım var.
O gitti diye kendimi terk ettim. Yerime yedek oyuncuyu girmiş, geri dönemiyorum.
Konuşacak birisi olsa dinlerim çünkü anlatacak hiçbir şeyim yok ama çok iyi dinlerim, emin olabilirsin.
Romantik sözleri anlıyorum ama konuşamıyorum. Belki de burdan kaybediyorum.
Kendimi bir yere ait hissetmiyorum. Atalarıma döndüm, konar göçer hayatı benimsedim.
Anlatamadığım duygularım var. Harflere dökersem, kendimden tekrar kaçarım diye korkuyorum.
'Seni seviyorum' demek istediğim insanlar var.
1 Aralık 2012 Cumartesi
Ders Çığırtkınlıkları
- Ben soruya bakmam, okurum. Tercih meselesi sonuçta.
- Beynim arada duruyor. Adeta çalışmıyor. Gerçi genelde çalışmamayı tercih ediyor ama o ayrı mesele.
- Türk harflerini bütün dillerde kullanıyoruz ya la. Türkçe yazıp Zamundaca bile okuyoruz. Çoilginç bence.
- Zaytung muhabiri olsam haber yapamam, yapsam bile gülemem, gülsem bile ağlayamam. Neden ağlamam lazım onu bilmiyorum ama.
- Fırat gibi çocuğum olsa camdan atarım, iner aşağı tutarım. Top gibi bişey sonuç olarak.
- Bu bilgiler ışığında artık deliği tutturmamız lazım.
- Montla sıç. Bi dene yani. Olursa ben de denerim, ondan.
- Gözlük çok ilginç bir icat. İnsanın görüntüsü HD kalitesine geçiyor. Görme yetisi değil ama insanın görünme kalitesi. Bu ince bi ayrıntı işte, herkeşler bilmez. Bilseler herkeş olamazlar zaten.
- 21 Aralığa kadar yaşayın lan, sonra ölcez.
- -Gidiyom ben. +Nereye doğru?
Önemli Uyarı: Yukarıdaki saçmalıklar sadece birer saçmalık olup, ders esnasında uyumak istenmemesi sonucu zaman geçirmek için yazılmış şeylerdir ve hiçbir 'ay salak bu' yargılamaları sınırları içine girmemektedir.
- Roman yazsam kitap olur ama kitap yazsam roman olur mu bilmiyorum.
20 Kasım 2012 Salı
Dexter
Everyone wants an Argentina. A place where the slate is wiped clean.
But the truth is, Argentina ... is just Argentina.
No matter where we go, we take ourselves and our damage with us.
So is home the place we run to or is it the place we run from... Only to hide out in places where we're accepted, unconditionally. Places that feel more like home to us...
Because we can finally be who we are.
Dexter Morgan
____________________________________________________
Love can be inconvenient, perhaps inappropriate. It can be dangerous. Make us do things we wouldn't dream of doing.
But wrong?
That just depends on where we end up,
doesn't it?
Isaak Sirko
But the truth is, Argentina ... is just Argentina.
No matter where we go, we take ourselves and our damage with us.
So is home the place we run to or is it the place we run from... Only to hide out in places where we're accepted, unconditionally. Places that feel more like home to us...
Because we can finally be who we are.
Dexter Morgan
____________________________________________________
Love can be inconvenient, perhaps inappropriate. It can be dangerous. Make us do things we wouldn't dream of doing.
But wrong?
That just depends on where we end up,
doesn't it?
Isaak Sirko
13 Kasım 2012 Salı
Dip Not
Bazen hapşırmam gerekirken hapşıramıyorum. İçimde patlıyor, burun gıdıklıyor. Hiç hoş olmuyor.
Söylemek isteyip söyleyemediğim cümleler de, içimde patlayan hapşırıklar gibi.
Geçtiğim sokakların isimlerine bakıp, 'Ne güzelmiş' diyorsam orayı benimsemiş, sevmişim demektir.
Burada kaldığım yerin hangi sokakta olduğunu bile bilmiyorum.
Kendime çizdiğim sınırlarım ve takıntılarım olmasa çok daha mutlu bir insan olabilirdim.
İtiraf ediyorum, obsesifin önde gideniyim.
Ben saçmaladığımda insanlar gülmeli, beni yargılamamalı.
Çünkü komiğim ben.
Hayatıma gerçek kişilikleri sokmamamın nedeni egomla büyük bir aşk yaşıyor oluşum.
Eğer biri gelip onun yerini alırsa, işler çirkinleşebilir. İşler derken kendimden bahsediyorum, yanlış anlaşılmasın.
İtiraf etmeliyim ki gerçeklerden bahsediyorken sıkılıyorum. Zaten farkındayken neden bir de konuşayım ki?
Beni bıraksanız da ben hayallerimi gerçekleştirsem?
Söylemek isteyip söyleyemediğim cümleler de, içimde patlayan hapşırıklar gibi.
Geçtiğim sokakların isimlerine bakıp, 'Ne güzelmiş' diyorsam orayı benimsemiş, sevmişim demektir.
Burada kaldığım yerin hangi sokakta olduğunu bile bilmiyorum.
Kendime çizdiğim sınırlarım ve takıntılarım olmasa çok daha mutlu bir insan olabilirdim.
İtiraf ediyorum, obsesifin önde gideniyim.
Ben saçmaladığımda insanlar gülmeli, beni yargılamamalı.
Çünkü komiğim ben.
Hayatıma gerçek kişilikleri sokmamamın nedeni egomla büyük bir aşk yaşıyor oluşum.
Eğer biri gelip onun yerini alırsa, işler çirkinleşebilir. İşler derken kendimden bahsediyorum, yanlış anlaşılmasın.
İtiraf etmeliyim ki gerçeklerden bahsediyorken sıkılıyorum. Zaten farkındayken neden bir de konuşayım ki?
Beni bıraksanız da ben hayallerimi gerçekleştirsem?
Kaydol:
Yorumlar (Atom)