İnsan iyi özelliklerini kaybedebilirken, kötü özellikleri neden hiç azalmaz? Kazanan iyilerin hep somut varlıklar mı olması gerekli? Ayrıca iyiler, filmlerden başka bir yerde kazanabilirler mi?
Kötü olmak için elimden geleni yaparken, hep bu olayı çok daha iyi kavramış kişilerle karşılaşıyor olmam, onların yanında beni iyi yaparken, her seferinde göğüs kafesimin sıkışmasına sebep oluyor.
İnsan bazen öyle şeyler düşünüyor ki, kendinden korkup kaçabiliyor.
14 Şubat 2012 Salı
2 Şubat 2012 Perşembe
Dejavu
İstediğimin mutlu olmak olduğuna karar verdiğimde bu kadar zor olabileceğini düşünmemiştim. Neden güzel olan her şey, zor olmak zorunda?
'Yaşadığım şeylerden ders alıp, onları tekrarlamıyorum.' diyorum çoğu zaman ama şu sıralar ya çok büyük bir dejavu yaşıyorum ya da kendimle çelişiyorum.
Neden hiç basit olanı seçmiyorum bilmiyorum. Sonunu bildiğim bir oyunu oynamaya başlamamın nedeni ne olabilir ki? Bunu yapmayı sevdiğim için mi tekrarlıyorum? Hiç sanmıyorum, tekrarlanan hatalardan kişisel hiçbir kazanımım olmazken , insanlara verdiğim zararlar her seferinde artıyor.
Karşımdaki kişiler değişirken, her birinin ne tepki vereceğini merak ediyor olabilir miyim? Ancak insanların acı çekmesini sevmiyorum kesinlikle, aksine onları üzdükçe daha kötü oluyorum ya da böyle düşünerek kendimi teselli mi ediyorum? Bilmiyorum.
Ya ben büyük bir dejavu içerisindeyim ya da hayat gerçekten boktan.
'Yaşadığım şeylerden ders alıp, onları tekrarlamıyorum.' diyorum çoğu zaman ama şu sıralar ya çok büyük bir dejavu yaşıyorum ya da kendimle çelişiyorum.
Neden hiç basit olanı seçmiyorum bilmiyorum. Sonunu bildiğim bir oyunu oynamaya başlamamın nedeni ne olabilir ki? Bunu yapmayı sevdiğim için mi tekrarlıyorum? Hiç sanmıyorum, tekrarlanan hatalardan kişisel hiçbir kazanımım olmazken , insanlara verdiğim zararlar her seferinde artıyor.
Karşımdaki kişiler değişirken, her birinin ne tepki vereceğini merak ediyor olabilir miyim? Ancak insanların acı çekmesini sevmiyorum kesinlikle, aksine onları üzdükçe daha kötü oluyorum ya da böyle düşünerek kendimi teselli mi ediyorum? Bilmiyorum.
Ya ben büyük bir dejavu içerisindeyim ya da hayat gerçekten boktan.
10 Ocak 2012 Salı
Başa Saralım
Bazen çok yoruluyorum. Yalnız olmaktan, olaylarla tek başıma uğraşmaktan, çözümleri kendim aramaktan yoruluyorum artık. Halbuki eskiden istediğim en büyük şeydi bu: 'Ben büyüdüm artık.'
Geçen her bir sene beni büyütürken, 'Seni daha iyi anlıyorum ve sana ihtiyacım var' diyorum. Halbuki artık geri dönmek, her şeyi başa sarmak imkansız. Hiç büyümek istemedim ama hayatımın kendi ellerimde olmasını istedim hep, bana karışmasınlar, hata yapıyorsam bile kendi hatam olsun istedim ama en büyük hatanın bu olabileceğini hiç düşünmemiştim.
'Haklısın' nasıl bu kadar can acıtıcı bir kelime olabiliyor anlayamıyorum. Ve sadece geride bıraktığım 4 ayda onlarca defa kullandım onu. Yaptığım şeylerin yanlış olması değil de, yaptığım yanlışlara hesap sorulması ve benim itiraz edebileceğim tek bir nokta bile olmaması asıl sorun. Bana güvenen insanların güvenlerini boşa çıkartabilecek olmam korkutucu olan.
İçimizdeki çocuğu çürüttük ve büyüdük sandık.
Geçen her bir sene beni büyütürken, 'Seni daha iyi anlıyorum ve sana ihtiyacım var' diyorum. Halbuki artık geri dönmek, her şeyi başa sarmak imkansız. Hiç büyümek istemedim ama hayatımın kendi ellerimde olmasını istedim hep, bana karışmasınlar, hata yapıyorsam bile kendi hatam olsun istedim ama en büyük hatanın bu olabileceğini hiç düşünmemiştim.
'Haklısın' nasıl bu kadar can acıtıcı bir kelime olabiliyor anlayamıyorum. Ve sadece geride bıraktığım 4 ayda onlarca defa kullandım onu. Yaptığım şeylerin yanlış olması değil de, yaptığım yanlışlara hesap sorulması ve benim itiraz edebileceğim tek bir nokta bile olmaması asıl sorun. Bana güvenen insanların güvenlerini boşa çıkartabilecek olmam korkutucu olan.
İçimizdeki çocuğu çürüttük ve büyüdük sandık.
26 Aralık 2011 Pazartesi
İyi geceler - Pardon günaydın
Uzun zamandır bu kadar uyanık kalmamıştım. Kaç saat oldu? 20 - 22? Her neyse. Şu anda yaşadığımı hissediyorum. Göz kapaklarım ağrıyor, boynum da öyle. Ufak ufak baş dönmem bile var ama şikayetçi değilim.
Şikayet etmeyi bıraktım. Yaptığım, yapamadığım, istediğim şeyler karşısında söylenmekten vazgeçtim. Çünkü şimdiye kadar hiç işe yaradığını görmedim ki bundan sonra da görebileceğimi sanmıyorum. Kabullenmek hayattaki en zor şeylerden biri belki de ama sonrası en aydınlık olanı. Karanlığın aydınlığı belki de bu. Emin değilim ama rahatlatıcı olduğu kesin.
Durumumun değiştiğini kabullendim, eskiden olan adam olmadığımı, o kadar deli dolu hissetmediğimi kabullendim. Sakarya’da okuduğumu bile kabullendim, sanırım benim için en son aşama buydu.
Şu anda bunu neden veya hangi sebepten dolayı yazıyorum bilmiyorum ama yazıyorum. Yazmasam mutlu olmamın anlamı olmazdı, hissetmesem yazamazdım.
05:51
İyi geceler - Pardon günaydın
21 Aralık 2011 Çarşamba
Sonra İnsan Yıkılıyor
Hayatımdaki en yıkıcı darbeleri hep hayallerimden aldım.
Düşlerken mükemmel olan her şey sadece orada güzel. Gerçeğe dönüşmüş halleri bir karabasandan farksız çoğu zaman, işler istenildiği gibi gitmezse eğer.
Düşlediğin okul, yaşamak istediğin şehir, sevdiğin kız... Eğer doğru şekilde gerçekleşmeyeceklerse, bırakalım hayallerimizde kalsınlar.
Sırf hayalindekine benzer diye bir şey yapmak en büyük hata. Benzemesi, o olduğu ve senin onu istediğin anlamına gelmiyor çünkü.
Şu anda, hiç düşünmediğim bir şehirde, hiç düşlemediğim bir şekilde okuyorum. Hayalimdeki ve gerçeğin arasındaki tek benzerlik okuyor oluşum sadece.
Hani derler ya; 'Yaşamadan öğrenilmez' diye, bu öyle bir şey. Ancak 'Düşlemekten vazgeçin' demek değil istediğim. Sadece 'Fazla güzel hayaller kurmayın.'
Sonra insan yıkılıyor.
Düşlerken mükemmel olan her şey sadece orada güzel. Gerçeğe dönüşmüş halleri bir karabasandan farksız çoğu zaman, işler istenildiği gibi gitmezse eğer.
Düşlediğin okul, yaşamak istediğin şehir, sevdiğin kız... Eğer doğru şekilde gerçekleşmeyeceklerse, bırakalım hayallerimizde kalsınlar.
Sırf hayalindekine benzer diye bir şey yapmak en büyük hata. Benzemesi, o olduğu ve senin onu istediğin anlamına gelmiyor çünkü.
Şu anda, hiç düşünmediğim bir şehirde, hiç düşlemediğim bir şekilde okuyorum. Hayalimdeki ve gerçeğin arasındaki tek benzerlik okuyor oluşum sadece.
Hani derler ya; 'Yaşamadan öğrenilmez' diye, bu öyle bir şey. Ancak 'Düşlemekten vazgeçin' demek değil istediğim. Sadece 'Fazla güzel hayaller kurmayın.'
Sonra insan yıkılıyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)