7 Ekim 2019 Pazartesi

Nokta.

Merhaba,

Yeniden birlikteyiz.

Burası biraz tozlanmış, biraz da nem almış. Küf kokusu var biraz.

Buradan çok uzak kalınca ihanet ediyormuşum gibi geliyor kelimelere ama en çok anlamlarını yitirdiklerinde ihtiyaç duyuyorum kendilerine. Belki ihtiyaç halinde kullanılacak çekiç gibi davranıyorum, emin değilim.

Bu sefer amacım başlayamadığım cümlelerin sonuna nokta koyabilmek.

Tarifsiz duygular kalıbı hep iyi hisler için mi kullanılır yoksa şu andaki durumumda da kullanabilir miyim bilmiyorum.

Bi' soru var, birden fazla cevaba sahip. Cevapların hepsi 'evet, ama' olarak başlıyor. Ama'dan önceki her şey sahte miydi? Bu sefer değil.

- Evet, ama zor.
- Evet, ama olmuyor.
- Evet, ama yitirdik (mi?).

Yitirdik mi gerçekten? Tahammül edemeyecek, anlamayacak hale mi geldik? Yoksa artık istediğimiz gibi olmadığı için mi böyle.
Bilmiyorum.
Cahillik mutluluktur. Öyle mi gerçekten? Şu anda pek öyle hissetmiyorum.

Aslında şu anda pek 'hissetmiyorum'.
Mantığım doğru diyor.
Mantığım doğrusun diyor.
Pek aynı dili konuşmuyoruz. Dilim, mantığıma uyuyor. Bu sefer o kalkıp gidiyor.

Hoşgeldin (!)